iktisat okumuş. kaynakların kıt, ihtiyaçların sonsuz olduğu yalanını yutmamış. üzerine düşünmüş, taşınmış. az gelişen bir takım ülke olduğunu duymuş, anlamamış bir daha bakmış. hala bakmakta… neyin gerçekten ihtiyaç, neyin kim için gelişme olduğunu anlamaya çalışmakta…

bu arada ‘zanaat’in kıymetini keşfetmiş. terzi olmaya karar vermiş. hala bilmediği bir nedenden, kostümler diksem diye hayallere dalmış. uçmuş gitmiş bir başka diyara, bir tiyatro sahnesinin altında işin a,b,c tozunu uygun dozda almış.  bundan sonrası bir sürü macerayla, bir takım perilerle, tesadüflerle gelişmiş.

refikayla tanışmış, simotas’a taşınmış. adı önceden belli, düzeni orada tarif terzihane’yi başlatmış. kostüme devam, maceralara ve yeni tesadüflere de…

bu miş’li geçmiş zamanda kendini anlatması pek keyifli… yazarken eğlenmem gerek, yoksa tamamlayamıyorum. 🙂 blog, benden haber versin, dokunduklarımı, uydurduklarımı paylaşsın diye var.

sevgilerler

.

.